14 Mart 2015 Cumartesi

Tıp Bayramı mı?

Bize hep dediler ki, siz memleketin başarılı 5 bin öğrencisinden birisiniz, siz çok zekisiniz, öyle olmasaydınız burada olmazdınız dediler.

Anlattılar, öğrettiler, okuttular, ezberlettiler, sınavlara soktular. Kafein komaları, uykusuzluktan vücuda batan dikenler, hasta başında saatlerce dikildikten sonra acillik olup yenen serumlar...

Sınav sabahları stresten yolunan saçlar, yenen tırnaklar, ergenliğe geri dönüş yapar makyajsız, sapsarı suratlar...

Sınav bitince, sanki hayatımızdaki en büyük yük omzumuzdan kalkmışçasına ölesiye rahatlamalar, dağıtmalar, tabii ki sadece bir sonraki sınava kadar süren...

Okulun son senesinde tutulan nöbetler. Gecesi gündüzüne karışmış günler. Bir taraftan da 6 yılın bilgi birikimini hafıza almaya çalışarak hazırlanılan Tus. Üniversiteye kapağı atıp kurtulmak deyiminin asla geçerli olmaması...

Çeşit çeşit insan, binbir türlü hasta ve hasta yakını. Sen benim torunum sayılırsın, ilerde bana bakacaksın diye yüreklendirenler, öte yandan da elini bile sürme bana, sayıyla mı verdiler sizi diyip odasından kovanlar...

Ben henüz öğrenciliğimin 5. senesindeyim. Daha şimdiden bile öyle yoruldum ki, yaşıtlarımın iş güç sahibi olması, ben ve sınıf arkadaşlarımın hala kitap karıştırmasının verdiği ağırlık. Önümde duran kocaman sınava şimdiden hazırlanmanın dayanılmaz yükü. Yoruldum diye anneme babama ağlayınca onların bile ''asıl doktor olunca canın çıkacak'' diye daha da karamsar konuşması. Senelik iznimin bile olamayacağı günler beni beklerken, hastaneye gitmiyorum diye kafama göre hareket edemeyeceğim yıllar gelecekken şimdi bile öyle yorgun hissediyorum ki...

Bugün 14 Mart. Tıp Bayramı. Sabahtan beri herkes kutluyor, doktorum diyor, sen bize lazımsın diyor. Umarım hiç lazım olmam sevdiklerime, bana işleri düşmez ama düşerse de umarım faydam dokunur. Ama o kadar umutsuz bakıyorum ki geleceğe. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Eskiden hekim dediğin insana büyük saygı duyulurmuş, şifa veren, nefes verenmiş hekim. 

Şimdilerde, özellikle son birkaç yıldır ise hekimi Allah gibi gören, insana can verip can alan sanki oymuş gibi gören, ellerinden mucize çıkmasını bekleyen bir zihniyet yetişiyor.

Dedesine bakılması için verilen maaş kesilecek diye, dedesi öldüğü zaman hırsından hekimi suçlayıp onu bıçaklayanlar,

İçip içip sarhoş olup acil servisi basıp, hekimleri tartaklayanlar,

Hastamı iyileştir yoksa olacaklardan ben sorumlu değilim diye tehdit savuranlar,

Sanki görevini düzgün yapması için teşvik gerekiyormuş gibi devletin memuru olan hekime rüşvet vermeye kalkanlar...

Başı sıkışınca, sevdikleri zarar göründe ''doktoorr'' diye bağıran insanların gidip hekime zarar verdiği, hayatını ellerine aldığı, en ufak hatada cahil, çıldırmış, bilinçsiz insanlar tarafından tartaklanma riskinin olduğu bir ülkede oturup Tıp Bayramı kutlamak ne derece anlamlı bilemiyorum.

Daha yolun başında sayılırım, hekim olduğumda böyle insanlara nasıl hizmet vereceğim, perifere zorunlu hizmete gittiğimde hiç tanımadığım yerlerde, hayatımda görmediğim insanların sırtını dinlerken, elimde olmayan sebepten hastamı kaybedersem öldürülme korkusu yaşayacağım bir memlekette ne yapacağım bilmiyorum.

Lafı fazla uzatmadan, ilerde görev yapacağım süre boyunca böyle insanlarla karşılaşmamayı, bu insanların da bilinçlenmesini ve hekimi Allah olarak görmekten vazgeçmelerini diliyorum. Ölümün, hekimin suçu olmadığını anlamalarını istiyorum. En büyük düşmanı ölüm olan hekimlerin, kendini bilmez, şiddet yanlısı insanlar tarafından ölüme terk edildiği bir düzenin son bulmasını umuyorum.

Hasta yakını tarafından 10 kurşunla öldürülen Dr. Göksel Kalaycı

Gaziantep'te hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürülen Dr. Ersin Arslan

Düzce'de bıçaklanan, sonra da cesedi tır parkına atılan Dr. Emine Küçük

ve daha niceleri... Tüm bu meslektaşlarıma Allah'tan rahmet diliyorum. Bu düzenin devam ettiği bir ülkede Tıp Bayramı'mız kutlu olsun, nasıl olacaksa artık...

3 yorum:

  1. ağzınıza sağlık.. hislendim okurken

    YanıtlaSil
  2. Tıp secmek isteyen bir ögrenciyim. Yazdıklarınız biraz ürküttü açıkçası. Çünkü bu meslegi istememin sebebi tamamen yeteneklerime uygun olmasi. Ancak bu tarz insanlara yardim etmek icimden gelir mi gelse de onlar izin verir mi gibi sorular geldi aklima... her seyin hayirlisi :)

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;