9 Ağustos 2014 Cumartesi

İtalya Notları Part. 4: Roma

İtalya'nın Lazio bölgesinde yer alan, en büyük, en kalabalık şehrine, başkentine geldik: Roma. Şüphesiz ki Roma görülmeden İtalya görülmüş sayılmamalı. En büyük şehir ama tarihi ve turistik mekanlar birbirinden çok uzak olmadığından ve büyük kısmı yürüyerek gezilebildiğinden ortalama iki-üç gün Roma'yı bitirmek için yeterli. Bunun bir gününü Vatikan'a ayırmak kaydıyla tabii.




Nasıl Gidilir?

Roma'da iki tane hava limanı var. Fiumicino(daha büyük olan) ve Ciampino. Hangisine uçarsanız uçun, indikten sonra Roma'da ulaşımın kalbi olan Termini'ye otobüsle veya trenle ulaşmanız gerekiyor şehir merkezine gitmeniz için. Taksi de ortalama 40-50 euro civarı tutar, size kalmış. Termini'yi hafizaya iyice kazıyın. Pek çok yere ulaşım sağlarken yolunuz düşecek çünkü.

Roma'da A(kırmızı) ve B(mavi) olmak üzere iki tane metro hattı bulunuyor. A hattı Vatikan, İspanyol Merdivenleri, Aşk Çeşmesi güzergahında gidiyor. B hattı ise Colosseum'dan geçip kuzeybatıya doğru ilerliyor. Bu iki hattın kesiştiği yer ise Termini. Üçüncü bir hat da yapılacakmış yakında, onu da Colosseum'dan geçirmek istiyorlarmış.

Termini'ye ulaştıktan sonra, buradan Roma Pass alabilirsiniz. Bu kartla 3 gün boyunca, 2 müzeye(Colosseum dahil) ücretsiz girebilir, otobüs ve metroyu ücretsiz kullanabilir, bazı yerlerde indirim kazanabilirsiniz. Roma Pass'iniz varsa kralsınız Roma'da. Millet uzun uzun kuyruk beklerken siz müzelere ''off fakirler'' diye bakışlar atarak zırt diye girersiniz. Haritayla birlikte satılıyor. Roma'da haritasız veya gps'siz gezmek epey zor zaten.

Kartın ücreti 36 euro. Ayrıntılar için buraya.

Not: Roma Pass Vatikan'da geçmiyor.

Eğer ''ben zaten pek müze tutkunu değilim, ulaşım ucuza gelsin yeter'' diyenlerdenseniz de 1 günlük, 3 günlük, 1 haftalık gibi seçeneklerle uygun ulaşım kartları da mevcut. Bunları da Termini'den veya metro istasyonlarından satın alabilirsiniz.

Önemli bir nokta; metroya ve otobüse binerken biletleri mutlaka makineye okutun. Genelde kontrolör olmuyor ama körün taşı derler, o da size denk gelirse 100 euro'yu çatır çatır alırlar. ''aeeym tuurist ay donnnoov'' falan... ı-ıh, yemiyorlar.

Şehri bisiklet veya Vespa ile de gezebilirsiniz ama biz pek cesaret edemedik. İtalyanlar arabayı sapık gibi kullanıyorlar, trafik ciddi çakallık gerektiriyor. ''Aaa Pantheon ne güzelmiş'' diyerek havaya bakarak gezersek bizi Roma'ya gömerler diye vazgeçtik o fanteziden. Artık size kalmış.

Nereler Görülmeli?

-Colosseum (İçine giriş 20 euro civarı fakat haliyle epey eski olduğundan girmezseniz de çok bir şey kaybetmezsiniz. Ama Roma Pass aldıysanız 2 müze hakkınızdan birini buraya kullanmanızı öneririm. Akşam 19.00'da kapanıyor.)
-Foro Romano (Roma Forumu, akşam 19.00'da kapanıyor.)
-Pantheon 
-Piazza del Popolo (Popolo Meydanı)
-İspanyol Merdivenleri (Adını Piazza di Spagna'daki İspanyol Konsolosluğu'ndan alıyor. Metronun Spagna durağından inince hemen solda. Görülecek pek bir şey yok, bizim Cihangir merdivenleri gibi düşünün, oturun muhabbet edin, fotoğraf çektirin ama o da zor zanaat. Afedersiniz bok varmış gibi Asyalısından Senegallisine herkes buraya doluşuyor, ''beni bi de merdivenlerle tek çek'' gibi bir lüksünüz yok yani.)
-Piazza Novana
-Via del Corso, Via del Condotti (Gucci, Prada, D&G gibi lüks mağazaların bulunduğu, Roma'nın büyük, meşhur caddeleri. Bizdeki Bağdat Caddesi gibi düşünebilirsiniz.)
-Pincio Bahçeleri
-Castel Saint Angelo (St. Angelo Kalesi, Melekler ve Şeytanlar'ı okuyanlar hatırlayacaktır.)
-Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi, yaklaşık 3-4 hafta önce tadilata alındı. 1-2 yıl sürecekmiş. Boşuna kendin,zi yormayın gidip göreyim, para atayım diye. Çeşme falan yok ortada :)
-Galleria Borghese (Borghese Galerisi)








Ne Yenir-İçilir?

Biz Roma'ya indiğimizde açlıktan ve yorgunluktan ölmek üzereydik, öğle saatlerine denk geldiğinden her yer tıklım tıklımdı ve Ristorante 34 adında bir yer bulduk. (34'ten kan çekti herhalde, off yine Türklikten geberiyoruz) Servis yavaşın da yavaşı, bütün restorana tek garson bakıyor, zafiyet geçirmeye beş kalaydık ki yemekler geldi. Servisin rezilliğini unutturacak kadar güzel bir Porcini mantarlı tagliatelle yedim burada. Arkadaşlarımın yediği lazanyanın da tadına baktım, o da lezizdi. Yani genel olarak çoğu mekandan bizim memleketteki ''efenim buyrun hoşgeldiniz'' gibi atiklik ve çeviklik beklemeyin ama yemekler bunu unutturuyor. Tabii yavaşlıklarına aldırmadan copertoları da indiriyorlar 1'er buçuk eurodan. Sinir harbi yaşamamak elde değil. Ama olsun tagliatelle güzeldi diyerek yoluma devam ediyorum.


Ben tatmadım ama önünden geçtim, gitmeden de epey methini duydum; Pastificio. Burası makarnayı sipariş ettiğiniz an yapıyor, kesiyor, pişiriyor ve önünüze koyuyor. 10 dakika önce yapılmış bir makarna yediğinizi düşünmek iştahınızı kabartacaktır. Arkadaşımın dediğine göre oldukça lezizmiş ve herkese açık halde duran şişedeki şaraptan da 1-2 bardak içmeyi unutmayın. ''Pastificio'nun şarabı temiz, içmeyen keriz'' ne de olsa.



Ben makarna istemem, pizzamı alıp geze geze yerim diyorsanız Pizzarium'a uğrayın.

Venedik'in Caffe Florian'ı, Floransa'nın Gilli'si, buranın da Caffe Greco'su diyebilirim. Yemek üstüne yorgunluk kahvesi için tavsiye ediyorum. İtalyanlar sıklıkla espresso içiyorlar. Starbucks kültürü aramayın yani. ''nan fet çayi tii latte'' diye bağırmayın adamlara. Sabahın köründe 100 lira gören minibüsçü gibi pis pis bakarlar.

Zaten bizdeki gibi ''latte'' derseniz de mis gibi sağılmış sıcak sütü koyarlar önünüze çünkü latte İtalyanca'da süt demek. Caffe Latte diye belirtmeyi unutmayın.



Vee işin en güzel kısmına geldik, tiramisu yemeden olmaz: Pompi'ye doğru yol alıyoruz. Ben bütün İtalya boyunca tiramisu hakkımı buraya sakladım. Roma'da bir süre kalmış olan arkadaşım Görkem burayı bağıra çağıra önerdi bana. Gir bir çilekli tiramisu ye bana dua edersin dedi, gittim yedim ve şükür namazına kadar ilerletecektim işi. NE-FİS! ''Al, çık, kapı önünde ye'' şeklinde bir işletme. Kopartma (coperto :) ) falan yok rahat olun. Oldukça tatmin edici bir büyüklükteki tiramisu 4 euro. Çilekliyi şiddetle tavsiye ederim, hafiflikten ölecek kendisi. Nutellalı muzlu da önerdi Görkem ama öğle vakti mideyi Roma'nın vialarında bırakmayayım diye cesaret edemedim yemeye.



Dondurma, yani Gelato için de Giolitti'ye veya Blue Ice'a uğramayı ihmal etmeyin.

Önemli bir nokta: Roma'da suya para vermeyin. Oldukça fazla çeşme var ve suları soğuk, tertemiz. Tabii benim gibi abartıp Popolo meydanındaki aslanın ağzından devri daim eden suyu da içmeyin. Napiyim susuzluktan ölüyordum ve çeşme bulacak zamanım yoktu. ''YALAK BULUN BANA'' diye çığırırken denk geldim. ''En fazla rotavirus kaparız koy gitsin'' dedim ve hiçbir şey de olmadı. Mesleğin getirdiği ''Kendi kendimi tedavi ederim'' ukalalığı işte. Evde denemeyiniz!

Ne alınır?

Geldik işin en güzel kısmınaaa! Bütün İtalya yazılarım boyunca Bağkur emeklisi gibi ''buradan almayın, burası pahalı, ben daha güzelini evde yaparım'' diye söylenip durdum ama artık İtalya'nın geneline göre en uygun şehirlerden birindesiniz. Magnetleri, anahtarlıkları indirin cebe. Biz İspanyol merdivenlerinden biraz ileride sağda kalan bir dükkandan 1 euro'ya çok şık magnetler bulduk. (tabii ki 1 euro değildi, ben 3'ten indirdim heheyt). Türk olduğunuzu da mutlaka belli edin, ''hadi ağbim benim hadi akşam pazarı'' falan diyince anlıyorlar, göçmenler satıyor zaten genelde bu tip şeyleri. Adamlara kanım ne kadar ısındıysa dükkandan çıkarken ''eyvallah'' dedim, sen Roma'ya git de kahve jargonu kullan. Kendime ben bile inanamıyorum bazen.

Tabii ki Via del Corso ve Condotti'deki lüks mağazalardan alışveriş yapabilirsiniz. Roma'da Prada poşetiyle gezmenin havası da elbet bir başkadır tahminimce. Ama ben yapmadım öyle bir şey, böbreklerim bana lazım.

Ev yapımı makarnalar, şaraplar almanızı öneririm. Allaahım şaraplar çok ucuz ve güzel <3 Türkiye'de 15 lira verip çamur gibi Cumartesi şarabı ile sahilde kafa çeken gençlere özellikle önerimdir, alıp getirmeseniz bile kana kana için. Ooohh yapıştııır!

Sokak pazarlarından organik ve taze meyve sebzeler alabilirsiniz. Alın ve yiyin tabii, Roma'dan buraya gurbetçiler gibi 1 kilo elmayla gelmeye gerek yok. Bizim meyveler de gayet giderli.

Gece Hayatı:

İtalya'da en baba gece hayatını Roma'da bulursunuz. Anneniz gibi ''gece bişey yok yavrum oturun otelde'' demeyeceğim bu sefer. Tozunu attırın evladım. Zaten kulüp veya barlara gitmeyecekseniz de Roma'yı mutlaka bir de gece görün, ışıklandırmalar mükemmel, şehir ayrı bir güzel oluyor.

Roma'da gece hayatı demek Trastevere demek. ''aa aynı Asmalı gibi lan'' geyiği yapılacak bir yer. Sevimli restoranları, dar sokakları var. Termini'den otobüse binerek ulaşabilirsiniz. Ya da kıyın paraya taksiyle gidin çok yazmaz, açılış 5 euro. Tarifeyi 1'den açmış olmasına dikkat edin, 2 yazıyorsa o turist tarıfesi. koşarak kaçın oradan. Genelde gençler takılıyor. Zaten İtalya'da haldır huldur eğlenen orta yaş üstü insanlar görmek biraz zor. Anca opera dinleyip şampanya patlatsınlar, elitlik paçalardan akıyor.

Campo dei Fiori de yine genç tayfanın içip içip eğlendiği yerlerden. Roma'da deli gibi turist olduğundan, bizdeki Reina kızları gibi dirty dance yapan Belçikalılar falan görürseniz şaşırmayın. Burada aranmayanı dövüyorlar galiba ben de anlamadım.

Bu muhitlere gittiğinizde kendinize uygun olan gece kulübünü arayıp bulursunuz diye tahmin ediyorum, tek tek mekan tavsiye etmeme gerek yok. Tek tavsiyem, turistsiniz sonuçta, İtalya da hırsızların arandığı başlıca yerlerden. Kontrolü kaybedip böbrekleri kaptırmaya gerek yok, alkol olayını ''ağzınızla'' yaşayın yani, dozunda.

Şimdiden iyi tatiller, güzel seyahatler diliyorum...

7 yorum:

  1. selam Ceren. Sayfanı tekrar bulmak isterim,sık kullanılanlara ekledim ama ..Keşke gadgetini sağlam olsa.Ya da yapıp haber versen.Neyse sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Ceren,
    "Kahve" konulu bir yazı yazar mısın ? Kahve zevkine çok güveniyorum ve hangi marka kahve kullandığını, kahve makineni filan merak ediyorum da.

    YanıtlaSil
  3. Çok keyifli bir yazı, hem güldüm hemde aradığım bilgileri aldım, çok teşekkürler ;)

    YanıtlaSil
  4. meraba ceren. romada yaşayan birisi olarak söylediklerine katılmadan edemedim. Şukunu verdim devamını bekliyoum.

    YanıtlaSil
  5. Samimi yazi olmus,tesekkurler.

    YanıtlaSil
  6. Fiumicino Havalanı’ndan şehir merkezine özel vip araçla ulaşımda Türk firması olan www.romeairportshuttle.com tercih edebilirsiniz. VIP transfer hizmetlerimizdeki konforumuz ile hizmetinizdeyiz. Bu ayrıcalıktan sizde yararlanın.

    YanıtlaSil
  7. tam bir tur katılımcısı gibi yazmışsın. özel olan hiçbir şey yok :/

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;