27 Temmuz 2014 Pazar

İtalya Notları Part.1: Venedik

19 temmuz'da 1 haftalık bir İtalya gezisi planlayarak yola çıktık. Bol bol fotoğraf paylaşmamdan anlaşılmış olacak ki ''iyi gezmişsin, yaz bize de lazım olur'' dediler ben de yazayım dedim. Yoksa pek benim işlerim değildir seyahat yazısı falan yazmak. Zaten sizi tarihi bilgilere boğup baymayacağım. O yüzden ilk defa bu tip bir yazı yazacağımı belirteyim, acemilik yaparsam hoş görün :)

Şunu da belirteyim ki okul, izin vesaire işlerinden dolayı bu tarihi seçmek zorunda kaldık biz. Yoksa temmuz ortası İtalya'ya gitmek gerçekten manyaklık. Türkiye'de öğlen 12'de biri ölmezse, kıyamet falan kopmazsa evden çıkıp sokakta yürümem ben. Burada ise tam tersini yaptım. Hissedilen sıcaklık 30 küsür dereceydi. Güneş gözlüğünüzü ve şapkanızı yanınızdan eksik etmeyin o nedenle. İtalya geneli için ayrı bir tavsiye yazısı yazacağım ama burası hırsızlık ülkesi. Adamın kıçından donunu alırlar öyle söyleyeyim. Göçmen ve istasyon lafını duyduğunuz an sağı solu kollamaya başlayın. Bizim Cadde'deki gibi çantayı kola takıp salınmayı unutun. Adamlar istasyondan OTOBÜS bile çalmışlar. Hayır şaka yapmıyorum, içinde valizlerle birlikte koskoca otobüsü yürütmüşler. O nedenle paraya, pasaporta, telefona dikkat edin.

Bu arada İtalya geneli için en güzel aylar mayıs ve eylülmüş, öyle dediler.

Not: Ocak sonu-şubat ortası arası Venedik Karnavalı düzenleniyor. O tarihlere denk getirirseniz tadından yenmez, güzel bir sömestr alternatifi olabilir.

Ulaşım:

İtalya kendi arasında bölgelere ayrılıyor. Venedik de Veneto bölgesinin başkenti diyebiliriz. Adriyatik kıyılarında kurulmuş, İtalya'nın kuzeydoğusunda yer alan büyüleyici bir şehir.

19 temmuz sabahı Atlas Jet ile Venedik'e uçtuk. Ben yurt içi seyahatlerde genelde Pegasus'u tercih ederim, ilk defa Atlas Jet'i kullandım ve sonuç rezalet. Bavulumun çekçek kısmını kırdılar, bütün tatilim boyunca elimle sürüyerek uğraşmak zorunda kaldım. Resmen üstüne çıkıp tepinmişler bavulun, bunu öncelikle yazayım ki tercih ederken 2 kere düşünün. Uygun fiyatlara aldanmayın.

Yaklaşık 2 saat süren uçuşun ardından Venedik Marco Polo Havalanı'ndayız. Buradan otobüsle şehre, Vaporetto'ların kalktığı yere gidiyoruz. Venedik'te ana ulaşım yolu deniz yolu, Vaporetto (ACTV vapurları) denen, bizdeki Üsküdar-Beşiktaş motoru gibi küçük bir vapurla deniz yolu üzerinden San Marco Meydanı'na doğru yol alıyoruz. Tek yön ulaşım sağlayabileceğiniz 1 bilet 7-8 euro civarı. Eğer daha çok kullanacaksanız daha uygun fiyatlara 12-24 saatlik biletler de mevcut. Vaporetto'lar sabah 5'ten gece yarısına kadar çalışıyor. Çok da keyifli, o sıcakta püfür püfür yolculuk yapıyorsunuz.

Water Taxi denen deniz taksilerini de kullanabilirsiniz fakat onlar biraz daha pahalı. 3-4 kişinin binebileceği bir water taxi ortalama 100 euro civarı.

Bunların dışında Venice Card (City Pass) da alabilirsiniz. Bununla müze ve kiliselere de ücretsiz girebilir, bazı restoranlarda indirim hakkı kazanabilirsiniz. Bunun için sizi şuraya alalım: 

Bu arada Vaporetto'larda ücretsiz haritalar mevcut, almayı unutmayın. Fazla gerek kalmıyor ama ne olur ne olmaz. Onun dışında San Marco Meydanı, Marco Polo Havaalanı gibi merkezi yerlerde Tourist Information'lar var, oradan da edinebilirsiniz.

Görülecek Yerler:

Fazla ayrıntı vermeden Venedik'te görmeniz gereken yerleri listeleyeyim (en çok iz bırakanları yazıyorum, eklemeler yapılabilir):

-San Marco Meydanı (güvercinleriyle ünlüdür)
-San Marco Bazilikası (giriş ücretsiz fakat kuyruk oldukça uzun)
-Rialto Köprüsü (Büyük Kanal üzerindeki 4 köprüden en eski olanı)
-Saat Kulesi (tepesine çıkıp nefis fotoğraflar çekebilirsiniz)
-Rialto Pazarı (organik ürünler, balık vs mevcut, her şeyin tazesi burada)
-Büyük Kanal
-Dükler Sarayı
-Çan Kulesi
-Ahlar Köprüsü
-Türkler Hanı
-Santa Maria Della Salute Bazilikası
-Accademia Köprüsü
-Venedik Gettosu (Yahudi Mahallesi)
-Fenice Tiyatrosu
-Museo Correr
-Murano, Burano ve Lido adaları (vaporetto ile yaklaşık 40 dakikada ulaşabilirsiniz)






Zaten küçük bir şehir, sokakları genellikle hediyelik eşya satan dükkanlar ve küçük restoranlarla dolu. Dön baba dönelim diyerek aynı yerleri 2-3 kere turladık biz. Sokaklar birbirine oldukça benziyor. Hatta arada gaza gelip hiç meşhur olmayan, bizdeki sokak arası camiiler gibi bir kiliseye de girmişiz. Türkiye'de bu kadar camiiye girmemişimdir herhalde. Haritayla falan da uğraşmaya gerek yok, sağa sola bakınarak keyifli keyifli yürüyerek bitirin şehri.


Ve tabii ki Venedik'e gelmişken gondol turu yapmadan olmaz. Bir gondola ortalama 6 kişi binebiliyor ve ciddi pazarlık payı var. Yüzsüzlük yapın, çekinmeyin, 120 euroluk turu 60'a indirme şansınız var. Türk milleti olarak kilosu 2 liralık domatesi ''hadi akşam pazarı hadi'' diye 1'e bağlayan insanlarız, bu konuda size öğüt vermeme gerek yok diye düşünüyorum. Turun büyüklüğüne göre değişiyor ama bir gondol turuna 80-90 eurodan fazla vermeyin, zaten 6 'ye bölünce uygun fiyata geliyor. Sakın binmeden de dönmeyin, inanılmaz keyifli çünkü. Fakat öyle filmlerdeki gibi şarkılar söyleyen ilik gibi gondolcular beklemeyin. Çoğunun köydeki kahveci Muharrem'den farkı yok ve aşırı asık suratlılar genelde. ''Ohh sen kıçını yayıp otur biz burda kol çalıştıralım'' der gibi pis pis bakıyorlar adama. Utanmasa 2,5 metrelik kanala atacak seni. Ayrıntılar için şuraya piliz.









Ne Yenir-İçilir:

Öncelikle İtalya genelindeki temel mantık şu, meydanlara, şehir merkezine yaklaştıkça fiyatlar artıyor. Zaten çoğu turistik lokasyonda da bu böyledir mantıken. İtalya'nın nüfusu 60 milyon ve senede 65 milyon turist alıyorlar, liretten euroya geçtikten sonra yaşadıkları ekonomik krizi hafifleten en büyük şeylerden birir bu turizm geliri. Turizmden sağlanan dehşet bir gelir var ülkede, o nedenle umumi tuvaletler bile genelde paralı. Ayak yoluna vereceğin paranın 1-2 euro fazlasına bir kafede kahve içer, oranın mis gibi lavabosunu kullanırsın, hem de wifi erişimi sağlarsın, biz hep böyle yaptık.

İtalya, kuzeye çıktıkça pahalılaşan bir ülke olmakla birlikte, Venedik de İtalya'nın en pahalı şehri diyebilirim. Fiyat/performans oranı açısından en vasat şehir kanımca.

San Marco Meydanı'ndaki kafelerden birine oturduğunuzda Türkiye'deki gibi yiyip içerseniz bulaşık yıkamak zorunda kalma ihtimaliniz mevcut.

Ben Venedik'e indiğimde 1 saat uykuyla öğle sıcağında gezdiğim için mekan aramakla fazla uğraşmadım ve Rialto Köprüsünün çaprazında self servis olan bir yere girdim. Bu kadar güzel çıkacağını tahmin etmezdim ama İtalya seyahatim boyunca yediğim en leziz lazanyayı orada yedim. İsmini hatırlamıyorum, bağışlayın fakat zaten self servis olan fazla yer yok. Şıp diye bulursunuz.

-Adriyatik'in de iyi ekmeğini yiyorlar, deniz ürünleri oldukça yaygın. Büyük Kanal'ın sağ ve solunda sürüyle lokanta var, leziz midyeler, karidesler mideye indirileybıl.

-Oldukça da çakal işletmecileri var buranın. En güzel kafelerden biri San Marco Meydanı'ndaki Cafe Florian pek keyifli fakat 5-10 euroya kahve içeyim derken hesapta 55 euroyu görebilirsiniz. Canlı müzik yapılan bir kafede müzik başlar başlamaz 50 euroyu hesaba ekliyorlar. ''Ayy ben de tam kalkıyordum'' diye yırtmaya kalksanız da başarılı olamazsınız, kan ala ala ödetirler o nedenle mönüleri, fiyatları iyice inceleyin. Bi soluklanayım hele diyerek ilk gördüğünüz yere oturmayın. Zaten her mekanın girişinde menüler açık bir şekilde mevcut, bakmak ayıp falan da değil. Türkiye'de bu adet yoktur ama orada hiç çekinmeyin.

-Venedik'te hemen kanalın kıyısında güzel bir Hard Rock Cafe de mevcut fakat bana İtalya genelindeki en güzel Hard Rock Floransa'da dediler, (haklılarmış da) o yüzden uğramadım.

-İtalya'nın özel bir içkisi olan, şarap-soda-meyve aroması karışımı ile elde edilen Spritz'i mutlaka deneyin. İlla bir yerde oturup içmenize gerek yok, Venedik dışındaki şehirlerde sıradan süpermarketlerde de bulabilirsiniz. Oldukça hafif, leziz ve serinletici. 30 derece sıcakta bol buzlu gömün gitsin.

-İtalya'nın alameti farikalarından olan dondurmayı mutlaka her şehirde birer kere deneyin. Venedik'te yediğim dondurmayı ben pek beğenmedim, meybuz gibi bir şeydi, yerlere akıtarak binbir zahmetle yedim resmen. Roma'da ve Floransa'da çok daha güzelleri vardı.



Kısacası İtalya'nın diğer şehirlerini de gezecekseniz hemen pizzaya makarnaya dondurmaya Venedik'te sarılmayın. Hem çok pahalı hem de o kadar da leziz değil çoğu, daha iyilerini mutlaka bulursunuz.

Ne alınır:

-Venedik'in maskeleri ünlü. Kağıttan, porselenden, seramikten bir sürü çeşidi var. Fakat yine çok pahalı. Maskeleri en uygun fiyata Murano-Burano adalarından alabilirsiniz. Bir adet güzelinden porselen maske için en az 20-25 euro ayırın, tabii kalitesine göre 150 euro'ya da maske var onu da belirteyim, sizin bütçenize kalmış artık.


-Murano adasının cam işçiliği meşhur. Murano camları gerçekten nefis, bunları kullanarak tabak çanaktan tutun, saat ve kolyelere varana kadar pek çok ürün mevcut. Venedik'te pasaja benzeyen yerlerde de satılıyor fakat kelimenin tam anlamıyla kazığı geçirirler buralarda. Pazarlık şansınız da pek yok. Cam alacaksanız hem yerinden hem de uygun fiyatlı olması için Murano'ya mutlaka geçmelisiniz.

-Paolo Olbi'ye uğrayıp nefis kırtasiye ürünleri arasında kaybolabilirsiniz.

-San Marco'daki Martinuzzi'den Venedik danteli satın alabilirsiniz. Babaannelere güzel hediye olur, şöyle Lcd'nin üstüne atmalık :)

-Onun dışında magnet, anahtarlık vesaire şeylere burada çok fazla bütçe ayırmayın. Roma'da 50 cent'e bile magnet varken burada 10 euroluk magnet görmüşlüğüm var. Çok beğenirseniz kendinize alın ama tanıdıklara hediye alma işini buralarda halletmeye kalkmayın.

Gece Hayatı:

Aslında bu başlığı açmama bile gerek yoktu çünkü Roma hariç İtalya'nın genelinde gece hayatı oldukça zayıf. ''Kalkıp Venedik'e gelmişiz gece çıkmayacak mıyız?'' diyeceksiniz ama yapacak bir şey yok. Genellikle geceleri operaya, tiyatroya falan gidiyorlar, güzel müzik dinleyip dönüyorlar. ''Oo hadi kopuş, sabaha kadar deennss'' kafasına burada giremezsiniz.


Benim Venedik'e dair aklımda kalanlar, verebileceğim tüyolar bunlar. Bir sonraki yazıda, İtalya'da Floransa'dan sonra en çok etkilendiğim şehir olan Padova'dan bahsedeceğim, takipte kalın. Şimdiden iyi seyahatler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;