14 Temmuz 2013 Pazar

Onlar Mektup Yazardı, Biz Whatsapp'tan Emoji Yollardık

  Eski aşkları anımsıyorum. Dizilerden izlediklerimi, büyüklerimin anlattıklarını, hayatımızda internetin olmadığı zamanlar yaşadıklarımı.

  O zamanlar ''ilk buluşma heyecanı'' diye bir şey varmış. Mahallede bakışılır, cakalar satılır, erkek mahallenin futbol sahasında kızın olduğu taraftan atak geliştirip gol atar, kız elinde çekirdekle izlerken erkeğe kaş göz yapar. Zaten gol attıktan sonra ilk kime bakıyorsa o kızda gönlü var demektir. Sonra bir iki muhabbet edilir, gidilir bir çay kahve içilir ve ilişki başlar.

  Bir eksiklik hissettiniz değil mi? Msn yok, Twitter yok, Facebook yok. Kızın Instagram'da fotoğrafı seri halde beğenilmeden, Whatsapp'ta kalpli öpücük yollayan emojiler atılmadan, Twitter'da yazdığı her şeyi favoriye almadan da ilişkinin temelleri atılabiliyormuş.

Elinde telefonla sırıtarak nefes almadan mesajlaşmak? Yokmuş. 

Whatsapp'ta aynı anda 3 kişiyle flört etmek? Yokmuş.

Son görülme zamanını kapatıp arkadan iş karıştırmak? Yokmuş.

Hoşlandığın insana Facebook iletisi ithaf edip profilinden cevap vermesini beklemek? Yokmuş.

Çevrimiçi ama yazmıyor, o zaman kimle konuşuyor diye sinir krizi geçirmek? Yokmuş.

Şu kızın twitini favlamış, acaba hoşlanıyor mu diye şüphelenmek? Yokmuş.

Facebook'ta ''İlişkisi yok'' yazmıyor, acaba var mı diye iç kemirmek? Yokmuş.

Zaman tünelinde 3 yıl geriye gidip gelmişini geçmişini sorgulamak. Yani stalking? Yokmuş.

Eski sevgililerinin Instagram'larını, Twitter hesaplarını kolaçan etmek? Yokmuş.

Eski twitlerini okuyup zamanında yaşadıkları hakkında fikir edinmek? Yokmuş.




  Kısacası eskiden bir ilişkiye sorgusuz sualsiz, gelmişini geçmişini bilmeden, sadece geleceğe bakarak başlanırmış. Kimsenin eski sevgilisi kimseyi ilgilendirmezmiş. Olmuşla ölmüşe çare yok diyerek karşındakini günahıyla sevabıyla kabul edermişsin. Tek kriterin, ailesinin durumu, giyimi, konuşma tarzı, genel kültürüymüş. Hatta bazen onlar da umursanmaz, aileler karşı bile olsa ölümüne sevilip evlenilirmiş.

  İnsanlar daha bir sözünün eriymiş. 2'de buluşacağız denmişse tam 2'de buluşulurmuş. Ayrıca telefonun bile olmadığı zamanlarda sevdiğine mektup yazıp cevabını 1 ay bekleyebilecek kadar sabırlılarmış. Whatsapp'ta ikinci tik 5 saniye içinde gelmedi diye sinir krizleri geçirilmiyormuş.

  Romantizm anlayışı da farklıymış. İki tarafın da sevdiği, onlara özel bir şarkı seçilirmiş mesela, telefonla aratıp dinletilirmiş. Mahallede kızın babası görmeden dalından papatya koparıp verebilmek, Ferhat'ın dağları delmesinden daha büyük kahramanlıkmış.

  Özlemek diye bir şey varmış. Telefonun hiç olmadığı veya olsa bile kontorünün bittiği zamanlar olabiliyormuş. Evin wifi'ından çekip Whatsapp'tan her saniye dürtmek yokmuş. Karşındakini özlemeye, güzel anlarınızı düşünmeye fırsat buluyormuşsun. İlişkiyi içinde sindirebiliyor, şimdiki kadar hızlı yaşamıyormuşsun.





  Unutmak daha kolaymış. Facebook'tan tek tek resim temizlemek, ilişki durumunu ''bekar''a çevirmek, Twitter'da unfollow etmek gibi angaryalar yokmuş. Fotoğraflar yakılır, mektuplar atılır, cep telefonu varsa numarası ve mesajları silinir, kalbin derinliklerine gömülürmüş biten aşklar.

  Peki ya şimdi nasıl? Sürekli bir iletişim hali. Her türlü sosyal medya portalından eklemek, ne zaman kabul edecek diye günlerce karın ağrısı çekmek. Gelmişini geçmişini sayfalarca, saatlerce bıkmadan araştırmak. Çoğu zaman görüşme ihtimalin olmayacak insanlarla sanal flörtler etmek. Kendini olmadığın gibi göstermeye kalkışmak. Sevgiliden gelecek cevaba sabredememek, yaşadıklarını sindirememek, ayrılığı hazmedememek; kısacası tabakhaneye ''ilişki'' yetiştirmek, yangından ''aşk'' kaçırmak.

  Ne diyorsunuz? Sizce sosyal medya hayatımızı kolaylaştıran bir araç mı, yoksa gittikçe yapaylaştıran bir zehir mi? Bence kolaylaştırıyormuş gibi gözüküp sinsice yapaylaştıran, önüne geçilemeyecek derecede bir gereksizlik yığını.

Yaşadığımız çağda iletişim büyük ölçüde ''sanal'' olsa da; sevmenin, sevilmenin 3050'ye bile gelsek ''gerçek'' olması gerektiği umarım bir gün hepimizin kafasına
dank eder...

2 yorum:

  1. Katiliyorum hisli kiz. zamanda gecmise gidip omru oyle tamamlamak varmis

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;