1 Nisan 2013 Pazartesi

Yeter ki Arkana Dönüp Bakma

Yorgunum. Her zamanki gibi.

Parmağımı kaldıracak halim yok, halim olsa dermanım yok. Canım istemiyor. 

Kalktım bir çay koydum. Oturdum düşündüm. Uzun zaman sonra boş boş oturup tavan seyrettim. 

Daha 21 yaşımda ne çok şeyle doldurmuşum hayatımı. Kimleri sokup çıkarmışım ömrüme. İlişkiler, arkadaşlıklar, kayıplar, başarısızlıklar derken ne çok şey yaşamışım ama umursamamışım. 

Geriye dönüp bakmamışım hiçbir zaman. 

Kendimi işe, derse, filme diziye vermişim. 

Yaşadıklarımın üzerine düşünme fırsatını yaratmamışım. 

İşime gelmiş çünkü hep. 

Yaşadığınız kötü bir olayı sıcakken bile kafanıza takmazsanız, üzerinden belli bir süre geçtikten sonra isteseniz de üzülemezsiniz. 

Belki aylardır ağladığımı bile hatırlamıyorum. Belki sene bile olmuştur.

Kendimi sıkıyorum, yaşadığım olumsuzlukları ardı sıra düşünüyorum, sıkıyorum sıkıyorum yine ağlayamıyorum.

İçine atarsan bir gün bir yerde mutlaka fire verirsin derler ama düşünüyorum da içime attığım bir şey bile yok.
Yaşıyorum, ders çıkarıyorum, gerisini geçmişte bırakıyorum. 

Sınavım kötü geçecek diye veya banka kartımı kaybettim diye ağlasam, yarın öbür gün bir yakınım ölünce bu saçma sapan şeyler için döktüğüm göz yaşlarımdan utanırım. 

Mümkün olduğunca pozitif yaklaşıp ''her işte bir hayır vardır'' demek olgunlaştığınızın göstergesi midir, yoksa duygularınızdan sıyrılıp giderek kalbinizin nasır tuttuğunun mu? 

Neyin göstergesi bilmiyorum ama hayatımı büyük ölçüde etkilemeyecek şeylere üzülmeyi kendime yapacağım bir tür haksızlık olarak görüyorum.

Ağlamayı, kendini eve kapamayı, depresif şarkılarda boğulmayı, komaya girecek kadar alkol almayı çare olarak görmeyin. Her zaman önünüze bakın, üzülmeyin. Alınacak dersi alın, geçin. Benim ağzım henüz yanmadı. Umarım hiçbir zaman da yanmaz.

2 yorum:

  1. Geçmiş tozdur, üfle gitsin...

    YanıtlaSil
  2. dönemdaş fakat az bişey büyüğün olan bir tıp öğrencisi olarak yaşadıklarını bir süre önce yaşadım. yıllarca bırak ağlamayı zar zor hislenebiliyor onu da kendimi zorlarsam ancak yabailir hale gelmiştim zamanla farkettim ki umursamadıkça ağlamıyor üzülmüyor gittikçe daha da umursamaz bir hal alıyorsun. ağlaman gereken zamanda bile gözünden tek bir damla yaş gelemiyor. bir nevi çakralarını kapatmış oluyorsun. evet çok daha az acı veriyor ama hayatın monotonluğu için de robotlaşıyorsun. ne zevk alıyor ne acı çekiyorsun. sonunda tıbbi teşhisi psikopatlık olan duruma doğru yol alıyorsun. fakat hayat yolculuğunda zamanında seni bu gidişattan çıkaracak birine rastlar aşık olur acı çeker ağlayabilirsen hislerini geri kazanıyorsun. kimisi der en güzeli gülmek kimisi gün batımını izlemek. ben iddia ediyorum bu yoldan geçebilen birisi için hayattaki en büyük haz, his , yaşadığını farkına varma anı o gözünden kendiliğinden dökülen birkaç damladır. ilerde fakat çok ta uzak olmayan bir zamanda böyle biriyle karşılaşman dileğiyle ...

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;