22 Mart 2013 Cuma

Nazara İnanalım, İnanmayanları İnandıralım

Şimdiye kadar yazılarımın çoğunu okumuşsanız hakkımda az çok bir fikriniz vardır. Önceleri ''ben nazara, kazaya kadere inanmam yeaa'' diye gezinen ben, yaşadıklarımdan sonra dibine kadar inanmaya başladım.

Bugün sınavım vardı. Sabah kalktım, okula gidicem. Hazırlanıyorum öyle makyaj falan. Ama bir eksiklik var üzerimde, ne olduğunu çözemiyorum. Anaa, lens yok lan gözümde. Her şey flu, hayat toz pembe. 3 gündür okul yok diye fırsat bu fırsat gözleri dinlendireyim dediydim. Benim neyime dinlendirmek? Sabah lensi takıcam, evde lens suyunu bulamıyorum. Şimdi işin yoksa git onu ara, sonra lensi tak falan derken boşver dedim lenssiz gideyim. Gözler de olmuş 2,5 falan. Lens veya gözlük olmadan ne plaka okuyabiliyorum ne bişey. Gözlük takmayı da sevmiyorum. Allah sonumu hayır etsin diyerekten çıktım yola. 

Aşağı doğru, hafif eğimli ve bozuk bir yoldan iniyorum otobüs durağına. Yol aslında bombok ama göz görmüyor ya, bana göre yeni asfalt dökülmüş gibi. ÇAT! Sağ bilek döndü mü dışa! Daha önce 2 defa bağların koptuğu, alçıya alınmış yerden hem de. Dedim ceren bu sefer tezeği avuçladın. 1 saat sonra sınav var, bırak burkulmayı bacağım kopsa yine gidicem okula. Yürümeye devam ettim.

Önceden burkulduğunda top gibi şişmişti. Bu sefer öyle olmadı. Ama ayağımı içe dışa kıvıramıyorum. Bastırınca nasıl acıyor. Sınavdan sonra hastaneye gittim, bi fast jel bi bandajla yırttık bu sefer. Ama bir daha olursa vallahi komple bacaktan kesip alacaklar. Yer yaptı bildiğin namıssız.

Nazar meselesine gelirsek... Şu ara haftanın 4-5 günü spordayım. Yaz hazırlıklarına tam gaz girişmişken bu geldi başıma. Evin içinde yürüyorum ama spora mümkün değil gidemem bir süre. Herkes ''sen yine mi kilo verdin'' demeye başladı, ayağı sakatladık. Şimdi evde yatıp geri alırım tepinerek verdiklerimin hepsini.

Hep böyle oluyor. Şu sıra hayatım çok tıkırında gidiyor. Ama birine güzel bir haber verirken ''aman nazar değmesin'' diye diye bir hal oldum artık. Cidden değiyor çünkü. O nazarınız da kem gözleriniz de çıksın inşallah. Kötülük düşüneceğinize 'oh ne güzel' diyin, öykünün iki rekat ya. 

Vallahi gidicem çarşafa neyin giricem bu gidişle. Yaşadığımı, yaptığımı ettiğimi de kimseyle paylaşmayıp mal mal gezinicem sayelerinde. Hayır her şeyimi anlatıp sürekli övünen biri de değilim ama foursquare'deki spor check-in'inden bile nazar değdirir bunlar. Sinirlerim bozuldu resmen ya. Neyse. Varam gidem de bileklerimi kremleyip yatam akşama kadar... :(

1 yorum:

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;