31 Temmuz 2012 Salı

Anne Ben Gazi Oldum

İlk defa kafamda bu kadar çok şey var ve klavyeye dökmekte bu kadar zorlanıyorum. Garip duygular içerisindeyim çünkü. Twitter'dan takip edenler bilir, ayak bileğimi sakatladım:( Üstelik büyük ihtimalle bundan 5 yıl önce bağları kopardığım yerden burktum. Koruda koşuyorken bir ağacın köküne takılıp düştüm. Kulağımda son ses müzik olmasına rağmen kırrt diye ses duydum inanın. Kulağımdan gitmiyor hala.

Acile gittik hemen. Kırık falan yokmuş allaha şükür. Kırık olmayan ayağı da atele almıyorlarmış. Beş sene önce bağları kopardığımda 20 gün alçılı yatmıştım. Tabii ki istemiyorum alçıyla yatmayı ama ya iyileşmesinde sorun olursa diye aklım kalıyor.

Beş sene önce yine yazdı. Hazirandı sanırım. Bir insana beddua edecekseniz bunu söyleyin. Yazın alçıyla yatsın deyin. Dizine kadar deliler gibi terliyorsun, banyo yapamıyorsun, evin içine tıkılısın. Gerçekten sınandığım dönemlerdi.

Neyse ki okulum, işim gücüm yok. Okul zamanına denk gelse ne yapardım düşünmek bile istemiyorum. 1-2 hafta dinlenerek atlatırım gibime geliyor. Ama kafam feci karışık. Bir yanım neden hep beni bulur diyor, bir yanım ya kırsaydın, ya uzvunu kaybetseydin, ya daha da beteri olsaydı diyor. Yine ucuz atlattık yani.

Şu an en zorlandığım şey ayağımı sürekli havada tutmak. Hele ki uyurken hiç rahat olmuyor. Bir de bünyeyi bu kadar spora harekete alıştırınca full time oturmak garip geliyor, kilo almadan atlatsak iyi yani. Neyse çok sızlandım, başa gelen çekilir:)

Tabii bu arada bir sürü boş zamanım olacak. Dizilerimi bitiricem, hatta yeni bişeylere de başlarım herhalde. Şansa olimpiyatlar var da oyalıyor epey. Artık kitap, gazete, dergi televizyon derken her an bir popüler kültür bombasına dönüşebilirim:) Bana dua edin de bir an önce ayaklanayım, öpücükler!

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Kimle Olur Kimle Olmaz?

Twitter'da aforizmaları tespitleri yaza yaza bitirdik, artık kalıplar, hashtagler üzerinden yürüyoruz bildiğiniz üzere. Son zamanlarda kadın erkek hepimizin diline dolanan ''...ile olur'' kalıbını o kadar benimsemişim ki onlarca twit atmışım bu şekilde. Her ne kadar bu yazdıklarımı göz ardı edip en boktan adamlara aşık olmayı becersem de, amma da kriterim varmış yahu dedim ve hepsini bir araya toplayayım, gülelim istedim:)

Beşiktaşlı olanla olur.

Saçı kısa olanla olur.

Kirli sakalı olanla olur.

Armani code sürenle olur(ölümüne olur!1!!1).

İyi geceler mesajı atanla olur.

Evin dünyanın bir ucu bile olsa üşenmeyip bırakanla olur.

Annesi mantı açanla olur.

İddaa oynayanla olur.

'Kız kısmı iddaa mı oynar yeaa' demeyenle olur.

İlacını, üşümeni terlemeni takip eden, rahat ettiricem diye parçalananla olur.

Pintilik yapmayıp klimayı son ayar açanla olur.

Oduncu gömleği-şort-toms giyenle olur.


Gelelim olmaz'lara...

Nerdesin, napıyosun, ne yedin ne içtin diye darlayanla olmaz.

Arkadaşının sevgilisinden bile kıskanacak derecede manyamış olanla olmaz.

Eve bırakacağına ''gidince çaldır'' diyenle ömrübillah olmaz.

Bilgisayar oyunu sevmeyen, topla maçla alakası olmayanla olmaz. O ne la öyle?

Kısa kollu gömlek giyenle olmaz.

Mekana oturunca cüzdanı anahtarı telefonu masaya kule yapanla olmaz.


Böyle yani, onla olmaz bunla olur diye kendime göre adam bulamıyorum şu üç günlük dünyada. Erkeklerin kriterlerinden kaçına sahibim orası da ayrı bir tez konusu tabii, ama olsun lan. Eğleniyoruz fena mı? :)

8 Temmuz 2012 Pazar

Ben Geldim!

Yanlış duymadınız! Sonunda geldim gari. Şu bitmeyen tükenmeyen okul sonunda bitti de Anadolu'nun böğründen kopup geldim evime. Şu son bir ay perişanları oynadım resmen. Sınavın gerginliğinden saç baş yoldum. E bütün notlarınız tıkırında olmasına rağmen bütünlemeye kalıp kalmamanız sadece 2 saatlik bir sınava bağlı olsa siz de benim gibi gerilirdiniz, çalıştığınız halde hem de.

Yalnız ders çalışma sürecimi izleseydiniz altınıza işerdiniz eminim. Sabah kalkıyorum, kahvaltı gazete, anneyi ara babayı ara, sonra iki üç geyik, ondan sonra derse oturmam 2'yi buluyordu. Ama hiç pişman değilim bi de, gece çalışırım yeaa diye kendimi avutuyorum sözde. Ama arkadaş saat 1-2'yi vurdu mu, uykum olmasa bile ben de şevk falan kalmıyor. Okuldan toptan soğuyorum resmen. Yani ben gececi tayfadan olmam, olamam. Ben ders çalışırken güneş olacak, kuş ötecek, yoldan pattis soğancı geçecek anacım.

Ama evimi nasıl özlemişim. İstanbul'un kör olasıca trafiğini bile özlemişim. Gerçi bu sıcakta daha da çekilmez olmuş, Samsun püfür püfür esiyordu, hatta sel kıyamet götürdü biliyorsunuz ki. Bu arada soran herkese de toplu cevap vereyim, sel benim oraları vurmadı. Bize uzaktı çok şükür ama Canik'in o halini canlı canlı görseniz memleketi terk etmek isterdiniz yemin ediyorum.

Tatil muhabbetleri çok karışık. Daha insan formuna yeni döndüm o yüzden bir süre evde göt devirmek istiyorum ayıptır söylemesi. Yeni dizi önerilerinize de açığım yani, sabahlar olmasın anacım!

Boş olmak dünyanın en güzel şeyiymiş yalnız. Kafa rahat, telefonun alarm mönüsüne girmek yok lan bi kere. Oh mis. Aklım bomboş, uzun zamandır istediğim tek şey buydu diyebilirim. Sınıf geçme+doğum günü hedaayesi olarak da ayfon geliyi. Tek derdim ayfonu siyah mı alsam beyaz mı düşünün ahah.

Bende durumlar böyle yani, daha tatilim yeni başladığından anlatacak pek bir şeyim yok. Ama Uzun zamandır boşladım buraları, kıtlıktan çıkmış gibi yazı giricem:) Hem burayı, hem de Sağlık Sayfam'ı takipte kalın anacım!