24 Kasım 2012 Cumartesi

Zoraki Pazartesi Sendromu

Haftasonu, severiz seni. Hatta ''hastanız''. Hiç bitme isteriz, şımarırız, her gün cumartesi olsa deriz, debelenir dururuz. Zaten 2 güncük bir şeysin, onu da ''öeef bitmesin, pazartesi olmasın'' diye ziyan ederiz.

Kendi adıma konuşayım; cuma günü akşam 5-6 sularında acayip huzurlu hissederim. Nereden baksan önünde 2 gece 2 gün var, ertesi gün nasıl kalkıcam derdine düşmeyeceğin. Cuma gece yarısı çorbası, cumartesi akşam üstü kahvesi, pazar sabahı kahvaltısı derken, haftasonunu pazartesinin gelişinden dolayı içim ''hafif'' buruk şekilde kapatırım. Dikkat! İçim burkulur, üzülürüm, ona eyvallah ama sendroma girmem.

Bir ''pazartesi sendromu'' klişesidir almış başını gidiyor. Bu lafı ilk babamdan duymuştum küçükken. Emekli olmasına rağmen ''pazarları hiç sevmem, çalışmamama rağmen pazartesi sendromum var benim'' derdi. Pazar akşam üstü oldu mu huylanmaya, rahatsızlanmaya başlardı. Şimdikiler gibi ''pazartesi kalkıp alarm ve sendrom içerikli twit atalım, retweetleri cebe indirelim, hem bedavadan havamız olmuş olur, sendrom mendrom kulağa da hoş geliyor'' kafasında çakma sendromcu değildi.

Pazartesi sabahı 6 buçukta kalkıyorum, kahvaltı ederken twitter'a bakıyorum göz ucuyla. Özellikle belli başlı, 30-40 bin follower üstü adamlar var, her sabah alarm ertelemenin, sendromun ekmeğini yiyor herif. Onunla da yetinmiyor; pazar gününün çabuk bitişinden, komşunun sabah çaktığı çividen, her şeyden şikayetçi. Hayatıyla bir zoru var adamın.

Asla ''OFF BU ÇOK SIKTI YAZMAYIN'' havasına girmedim, girmem de; ama bu adamlar bana zarar veriyor resmen. Zorla sendroma sokuyor insanı. Yataktan zar zor ''ertele''ye basmadan kalkmışım, arkamdaki yatağı kafamdan atıp önüme bakmışım; sen hala yok sıcacık yatak, yok kim kalkacak şimdi de bilmem ne. Ki bunu yazanların çoğu da ya açıköğretim falan okuyor, ya çalışmıyor, ya da çoktan gitmiş işinin başına geçmiş. Onların kafasında amaç hit artırmak; bana göre eğlenmek adı altında bir tür sadizm. Ki gerçekten sendroma giren insan bütün gün keko gibi twitter'a takılmaz ya. Gün bitsin diye haldur huldur çalışır, boş boş bakışlar atar, yazmayı geçtim açıp iki twit okumaya hali bile olmaz.

Velhasıl, her sabah şu 3-5 densiz yüzünden ''acaba dersi mi eksek la'' diye iç geçiriyorum, ayaklarım kimi zaman geri geliyor ama inat değil mi ulan diyip gidiyorum yine o okula. Benden size tavsiye;
Yarın pazar, gidin bütün günü uyuyarak geçirin de bi kendinize gelin.

Sadede gelirsem; HER SABAH ALARM-SENDROM-YATAK İÇERİKLİ TWİTLERİNİZLE RETWEET'İN ANASINI AĞLATABİLİRSİNİZ AMA BİZ ARTIK BUNLARA GÜLMÜYORUZ BEYLER.

Bunu da büyük harflerle bastırıp Taksim'in çatına asıcam İstanbul'a ilk gelişimde. Herkese iyi haftasonları.

3 yorum:

  1. hafta sonları dershaneye gitmek zorunda olan zavallı bir kpss mağduru olaraktan hafta sonu keyfiyle ilgili yazdıkların için seni kınıyorum:)

    YanıtlaSil
  2. Bu blogu o kadar cok seviyorum ki, okullar, bolumler, sehirler cok farklı olsa da sanki kendi dusuncelerimi okuyomus gibi bir hisse kapılıyorum. En sevdiğim ozelliği de hikaye gibi olması. Nasıl okudugumu anlamıyorum resmen. Ama keske biraz daha fazla yazı gelse diyorum cogu zaman da. Tabii ki cok zamanın olmuyodur ama burada yazılarını buyuk heyecan ve mutlulukla bekleyen bir kitle var o yuzden daha sık yazsan ben ve eminim benim gibi birçok kişi cok sevinir. Yani YAZ NOOOOLUR YAZ:) Ellerine saglık!:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çook teşekkür ederiim elimden geldiğince yazı girmeye çalışıyorum ama dediğin gibi zaman problemi var:/

      Sil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;