3 Haziran 2012 Pazar

Bana Bu Güzel Havalar İyi Geldi

Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum? diyor ya Candan, gerçekten de ben biraz "öyle" oldum bu ara. Havalar haziran itibariyle rayına girdi, yağmur çamur yok, sabah kalkınca pencereden pırıl pırıl denizi, sımsıcak güneşi görmeye başladığımdan beri bana bir haller oldu sayın seyirciler.

Resmen böyle sevgi kelebeği oldum çıktım. Her şey rengarenk olsun istiyorum. Hayatımda sürmeyen ben, su yeşili ojeler falan sürmeye başladım.

Ömrüm boyunca en nefret ettiğim şey bekletilmektir, artık ona bile sinirlenmiyorum. Vardır bir sebebi diyorum, açıp telefondan temple run atıyorum beklerken. Sanki yaza girdik gireli sinirim alınmış gibi. Radyoda çalan emre aydın, hatta yusuf güney bile dellendiremiyor beni. Hiç unutmuyorum, İbrahim Seten(sevdiğim bi' abimdir kendisi) bir gün bana şakayla karışık "alayına gidercisin" demişti. Anaam bu laf da beni bi silkeledi size anlatamam. Döndüm bi baktım kendime harbi öyle miyim lan diye. Ama fark ettim ki mizacım bu değilmiş, okul stresi, para işleri, gönül mevzuları, mikail'ciğimin yağmur çamur sevdası yüzünden sinirimi milletten çıkarıyormuşum.

Yani bence kimsenin siniri sebepsiz değildir, mutlaka altında yatan bir şeyler vardır. İnsanın hayatında her şey yolumda gidiyorsa manyak mı başkalarınınkini zehir etsin?

Havalar ısınınca otomatikman balkona taşındım tabii. Yeme içme ders gazete iş ne varsa orda yapıyorum. Sokaktaki bacaksızların gürültüsü bile koymuyor artık siz hesap edin bendeki dinginliği. Geçen yaz paso söverdim twitterdan. Utanmasam banyoyu da balkonda yapıcam, öyle tövbe estafurullah bir balkon delisiyim.

Okul da şu sıra boşumsu ama tüm haşmetiyle dalga dalga üzerime geliyor. 22 haziranda son blok sınavı var, sonra 2 hafta final tatili ve 5 temmuz final. Yanlış duymadınız, evet temmuz. Niye? Bok var afedersin. Millet instagrama deniz fotoları atmaya başladı bile, ben temmuzda tüm seneyi baştan çalışıcam. Bak yine sinirlenicem konuyu değiştiriyorum.

Dün akşam da annemlerle skype yaptık, daha geleli üç hafta olmasına rağmen nasıl özlemişim. İnsanın en sevdikleri uzaktaysa kimseyi üzmeye kırmaya kıyamıyor biliyor musunuz?

Şu sıralar tek yakındığım şey, mentalist'in bu derece sıçmış olması. Yahu dizi artık hiç heyecanlandırmıyor beni. Sorun bende değilmiş herkes öyle düşünüyormuş neyse ki.

Uzun süredir hem teknik hem ruhsal sebeplerden dolayı yazmıyordum bloga. Nadasa bırakmıştım son yazıdan hatırlarsınız. Nadas bana pek bir yaradı, aklımda bir sürü yenifikir var.Bomba gibi döndüm diyebilim:)

Siz bu yazıyı okurken ben büyük ihtimal ders falan çalışıyor olurum, ya da çeviri iş güç vesaireyle meşgul olurum. Bilgisayarımın şarj aleti cortladığından tabletle takılıyorum ve o da ölüm gibi. Çeviride falan düşünün halimi, her işin süresi iki katına çıkıyor.

Durumlar böyle yani sevgi kelebeklerim. Haziran ayından itibaren kendime sinirlenmeyi, kaygıyı, endişeyi yasakladım. "Sen de yap, güzel oluyor" diyorum, hepinizi mucukluyorum.. :)

8 yorum:

  1. nadas yaramış,yazdıklarında kendimden birşeyler buldum,başka bir balkondan selam olsun :) balkonseverler derneği falan mı kursak :)

    YanıtlaSil
  2. sağol, kuralım valla. ama başkanlıkta kapışırız söyliyim:p

    YanıtlaSil
  3. Bomba gibi dönersin inş demiştim, öyle de olmuş pek güzel olmuş:)Candanımın şarkısı ile giriş yaptığın bu yazı beni de havaya soktu ohhh mis gibi güneş...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eveet hatırlıyorum yorumunu çook sağol:)

      Sil
  4. Hocam arasıra girip bakıyorum blogunuza, özgün, samimi ve içtensiniz, iyi geliyor... Umarım yaz daha da üretkenleştirir sizi.

    YanıtlaSil
  5. Maşallah dediğim yaşamıyor :) Umarım üretkenleştirir yaz dedim, yazılar kesildi.. Sınavlar var sanırım.. Takipteyim bekliyorum merakla..

    YanıtlaSil
  6. saçlarını profil fotondaki gibi kısa kestir imzağ bi tost

    YanıtlaSil
  7. ahah beni mi dinledin kendin mi hadi bir kestirim mi dedin bilmiyorum ama yakışmış.

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;