19 Mayıs 2012 Cumartesi

Hayatı da Nadasa Bırakmalı Bazen

Yapacak bir sürü işin vardır. Aklında, onu unuttuysan ajandanda, onu kapattıysan buzdolabının üzerinde, ya da telefonun alarmında. Hayatının her bir parçası yüzüne yüzüne vurur.

Kimi zaman yazacak bir yazı, ya da süpürülecek bir salon. İş değil mi, hepsi sıkıcı işte. Aslında bir başlasan yapman 5 dakikanı almayacak belki, ama sırf adı ''iş'' olduğu için başlayamıyorsun. Kafanda büyüttükçe büyütüyorsun.

Yazacak çok şeyin var. Kelimeler darmadağın. Zamanında aklına bir sürü şey gelmiş ve hepsini unutmuşsun. Şimdi kızıyorsun kendine ''ah ben bunları neden not almadım'' diye. Bu da yazmanın bir cilvesi işte. Okulda, işte, sokakta, metroda aklında hep türlü türlü şeyler oluyor. Keşke bir defter olsa şu kafamda da kendi kendine not alsa diyorsun. Neyse eve gidince yazarım dediklerinin hepsi uçup gidiyor. Kim bilir kaç cümle, kaç paragraf heba oldu böyle.

Öyle işte, uzun zamandır süre gelen zihin karışıklıkları, hayat yorgunlukları. Bir süre daha devam edecek gibi gözüküyor, buralarda göremezseniz merak etmeyin diye diyorum hani...

4 yorum:

  1. Bomba gibi geri dönersin inşallah...

    YanıtlaSil
  2. artık kelimeler beni değil ben kelimeleri terk ediyorum .haa süpürülecek salonda beni bekliyor.

    sen ise bu aralar üzgüngünsün galiba .bazen hepimizin saçı,başı,hayalleri, umutları dağılır .

    bazı zamanlar hayat sanki hiç yormuyormuş gibi daha da çok yorar bizi . geçer diyor sezen aksu bu da geçer neler neler geçmedi ki ...

    ve kelimelerin senindir bir gün geri dönmelerini istediğinde geri döneceklerdir .

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;