16 Mart 2012 Cuma

Dergi Meseleleri

Eskiden beri dergi almayı çok severim. Dergiyi hediye kremi için alanlardan olmadım hiçbir zaman. Fakat yanında bir hediye veriliyorsa onun ne olduğuna da dikkat ederim. Mesela geçen ay Elele, tarot kartları veriyordu. Tarot ne la? Bunlara inanan var mı hala dedim, kızdım almadım.

Dergi alma sürecim ortaokul yıllarında her hafta Salsa ve Trendy almakla başladı. Çocuktuk tabi. Hatırlıyorum da Salsa'nın arka kapağında İlhan Mansız(oyh) posteri var diye kendimi duvardan duvara atmıştım. O hafta ben almayı unutmuşsam sınıfta mutlaka biri almış, okula getirmiş olurdu. Okuyup testleri birbirimize yapardık falan. Moda sayfalarından en güzel elbiseleri seçerdik. Güzel günlerdi, eğlenirdik. Sonrası Blue Jean'ler, Hey Girl'ler falan...

Yıllar geçti, ben değiştim ama dergilere eşek yüküyle para yatırma sorunsalım değişmedi. Her ay rutin dergilerimi alırım, mutlaka yeni bi' tane de keşfederim. Beğenirsem onu da almaya devam ederim, beğenmezsem ''hadi bay bay kuzum gidiyorum'' yaparım.

Artık her konuda, içerikte dergi var. E yıllar geçtikçe, eli yüzü düzgün bir İngilizce'ye kavuşunca okuyabileceğiniz dergi sayısı kat kat artıyor. Yabancı ülkelerden Türkiye'ye getirilen dergiler de dudak uçuklatıyor ne yazık ki. 40 liraya dergi mi olur allah aşkına? 100 sayfa desen, zaten 20 sayfası reklam onun. İnsanın içi acıyor. O fiyata sahaftan ne kitaplar kaldırırım ben, neyse yine de emeğe saygı+rep piliz.

National Geographic, Ntv tarih, Atlas gibi dergileri almayı sevmiyorum. Yani şimdi mantıklı düşünüyorum da, içinde Kapadokya gezi rehberi, Osmanlı yükselme devri olan bir şeye neden para vereyim ki en alasını internette çeşit çeşit bulabilecekken? Bana saçma geliyor. Benim ihtiyacım olan, başka kafalar neler düşünüyor onu görmek. Tabii onların da bir güzel yanı vardır muhakkak, alana okuyana sormak lazım.

Keza Bilim Teknik tarzı dergiler de öyle. Bilimi sevene, merak edene pek tabii güzeldir fakat benim allahım bilim olmuş. Okulda bilim, eve gel kitapta bilim.. Dergiyi açıp ''alzheimer nedir?''i neden okuyayım ki? Derse girmişim gibi bir his uyandırıyor, kafam hepten kazan oluyor.
Beni dergi okumaya iten, köşe yazıları, röportajlar, özel dosyalar. Bir nevi ufkumu genişletmeli yani.




Düzenli olarak aldığım dergiler, Aktüel, Tempo, Monocle, Vogue, People, Chip, Pc Net, Women's Health. Amma da alıyormuşum ha. (bu arada vogue'u da sırf bütün sayılarını aldım diye almaya devam ediyorum, artık çok sıkıcı geliyor bana) Beşiktaş'ın dergisini de tablete indiriyorum. Ama gerçek dergi zevki vermiyor pek.

Bir de bu ay GQ Türkiye'nin ilk sayısı çıktı malum. Erkek dergisi olmasına rağmen, sırf ilk sayı hatıra olur, özenlidir diye aldım. Erkek dergisiyle ne işim olur diyordum ama pek bir mantıklı geldi. Bize 800 liralık makyaj çantasını almamızı öneren kadın dergilerindense; ilişkilerle ilgili tüyolar veren, erkekleri daha iyi tanımamızı sağlayan erkek dergileri de mantıklı bir seçim.


Son bir eleştiriyle bitirmek istiyorum. Dergilerin allahı reklam olmuş artık arkadaş! GQ'nun -abartısız- ilk 30 sayfası full reklam. Açın bakın inanmıyorsanız. Boş boş çevire çevire bir hal oldum. Sanki mağaza kataloğu karıştırıyormuş gibi hissettim kendimi. Tamam işlerin dönmesi için reklam lazım da biraz abartmıyor musunuz sevgili genel yayın yönetmenleri? ps: Bu ay en az reklam gördüğüm dergi de Aktüel'di. Hem de ayda 2 sayı çıkmasına rağmen.. Sonuç olarak, dergiler artık eskisi kadar satmasa da eğlencelidir, her ay tatlı bir heyecan verir. Okuyunuz, okutunuz...

7 yorum:

  1. Yaa ama niye öyle diyosun ben gayet bazen özellikle 2012 ajandası yüzünden dergi almışlığım var :/ tarota da inanabiliriz azcık , tabi ben kartını almam ama fal baktırabilirim ayda yılda bir olsa da :) ben çok teknik dergi takip ediyom yaa, chip yada pcNet hangisi iyiyse o ay, imaclove alıyorum bayıla bayıla apple aşkıyla onun dışında da kapak konusunu beğenmeme göre alırım yani, her ay düzenli olmasa da.. Keyifli bi yazı olmuş canım buarada:)

    YanıtlaSil
  2. sağol bebişim. ya tarot bektırılabilir yine o bi derece de, evde kendi baktığın tarottan bi cacık olmaz bence ya:D ajandası için ben de elele almıştım geçen yıllarda. yani dergi fiyatına değecek ürünse alırım. ama krem tester'ı için de almam ya:)

    YanıtlaSil
  3. Ben de Salsa, Trendy falan alarak alıştım dergi almaya, şimdi de çok sık olmasa da Cosmopolitan falan alıyorum, hatta bi hocam Toplumsal Cinsiyet ve Roller desinde Cosmopolitan'ı işliyo :D Şimdi 14 yaşındaki kız kardeşim de Cosmogirl, Heygirl falan almaya başladı onun sayesinde yaşım geçmiş olmasına rağmen hala okuyorum o dergileri :D

    YanıtlaSil
  4. ben heygirl hiç görmüyorum ya bayilerde, artık çıkmıyor sanıyodum. yani para vermem herhalde de, bulursam da keyifle okurum ben de:)

    YanıtlaSil
  5. düzenli olarak almasam da , kapağı dikkatimi çekerse , başlıkları falan alıyorum.dergi okumak eğlencelidir ya , önceden de böyle düşünürdüm hala da böyle düşünüyorum =)

    YanıtlaSil
  6. benim gibi düşünen ne çok kişi varmış ne güzel:)

    YanıtlaSil
  7. GQ tam bir hayal kırıklığı oldu benim için, us ve uk sayılarıyla ne kadar benzerlikler gösterir bilemem ama reklamlardan arta kalan kısımlar bence derginin ismini de içini de doldurmamış. Türkiyede kaliteli dergi bulursan haber ver, okuyalım :)

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;