9 Şubat 2012 Perşembe

Misafir

Misafir: Duyunca kulağa pek hoş gelen bir kelime değil evet. Anneme göre hoş gelmişler sefa gelmişler, bana göre üf nerden çıktı şimdi bunlar, babama göre bari maç bitince gelseler türünden bir şey misafir.

Misafir diyerek genellemek olmuyor bence. Misafirin de kendi içinde çeşitleri var.

1-Uzun zaman sonra görülen, keşke her gün gelse denen cici, tatlı, fıstıklı kurabiye gibi misafir.

2-Adını bile unuttuğun, ''aga biz bunu nerden tanıyoz ya'' diye düşünmekten kendini alamadığın, olmasa da olur misafir.

3-Özünde iyi, sevilen bir insan olup sırf lüzumsuz bir zamanda geldiği için hakkında kötü düşünülmeye başlanan misafir.

4-Eli kolu dolu gelen, 5 dakika oturup giden misafir. Ayy ben bu misafiri yerim vallaha. Candır o, bi tanedir. Vereceğini verir, adabıyla evine geriş döner. Genellikle komşu insanı olup pek lazımdır, pek muhterem bir kişiliktir.

5-Ay bu karı perdeleri beyazlatmak için ne kullaniyü acep diye bakmaya gelen, kolaçan edip giden çakal misafir. Bunun da işi gücü kim hangi çamaşır suyunu kullanmış, böreğe hangi margarini koymuş, kimin camları daha temiz çamaşırları daha beyaz diye sidik yarışı yapmaktır. Hiç çekilmez bu da. Uğur Dündar gibi açık arar durur evin içinde.

6-Aralarından taş çatlasa 2si 3ü sevilen, sırf onlar gelince anne kişisi pasta börek donatıyor diye hoş karşılanan 15 kişilik misafir grubu.

7-Hasta Fenerbahçeli, über asabi, televizyonda fenerin uyuz maçını açtırıp kendi kendine bağırıp çağıran, televizyon zevkinin ırzına geçen kertenkele misafir.

8-Kendisi sevilen ama sırf küçük, ergen, her deliğe giren yaramaz çocuğu olduğu için 5 gün önceden strese sokan misafir. Allahım bu misafir çocuklarından ne çektim beeen. Benim başımı yediler de odamın içine ettiler de getti de gelmedi oyyy diyerek ağıt bile yakabilirim çok rahat. Eline ayı verirsin susmaz, kalem kağıt verirsin iki karalar bırakır, bilgisayarı feda edip oyun açarsın oynar gibi yapıp gider senin facebook inbox'ını karıştırır.
Kazara oldu da verdiğin oyuncağı beğendi mi, hemen annesiyle bi kulis çevirir, başlasın ''bu oyuncak oğlumun olsun mu ablası''cılıklar, sen zaten oynamıyorsundurculuklar, emrivakiler bişeyler.
İşlerine gelince daha çocuklar, ama işlerine gelmezse de her türlü deliğe girmeyi, haltlar yemeyi bilirler. Telefonumu gizli gizli tuvalete kaçırıp sevgilime 3 tane boş mesaj atmıştı bi tanesi. Okuma yazması bile yoktu da sen nerden buldun ulan ordan onu? Sonra iş tam ''canım pardon kuzenim yazmış'' geyiğine döndü. Sevgilimden sapık damgası yiyordum az kalsın. Pis veletler sizi.

Tüm bu gruplar arasından favorin hangisi derseniz, hiçbiri. İçlerinden ikisini üçünü seçip kombinlemek en güzeli. Yani ideal misafir modeli şöyle olacak arkadaş: gelmeden önce arayacak müsait misin diye soracak, ille de bişey alıp gelsin derdim yok ama bi pasta börek attırsa fena olmaz, çoluğu çocuğu peşine takıp getirmeyecek, getirse bile eline oyuncağını verip öyle gelecek. Gittiği evdeki bilgisayardan peluş ayıdan medet ummayacak. Vakitli gelip gidecek. Ne sabahın köründe uyandıracak, ne de akşam yemek saatinde evi işgal edip insanı sıkıntıya sokacak.

Tabii ki bu özelliklerin hepsine sahip bir misafir türü henüz üretilmedi. Ama allahım diyorum, azıcık akıl fikir anlayış ihsan eyle diyorum. Başka da bir şey demiyorum.

3 yorum:

  1. Okurken resmen afakanlar bastı, o harala gürele, çocuk sesleri kulağımda çınladı, gözümde canlandı. Aboov çekilecek dert değil böylesi. İnsanı evinde misafir ağırlama zevkinden soğutur.

    YanıtlaSil
  2. misafir baştacıdır, seçeneklerle kıyaslanır mı hiç? testipler güzel ;}

    YanıtlaSil
  3. Deme deme zaten tövbe de kızım hepsi bir arada olsa düşman başına o derece
    yalnız ergen kokan günlerimi anımsadım lakin oh diyorum
    şimdilerde de eve böyle adam almaz oldum zaar
    beni seven ne derece manyak titiz olduğumu bilir orası ayrı ama evime yuvama giren göz süzdü mü bir daha nah gelir limonlu votkam .)

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;