21 Aralık 2011 Çarşamba

Seçim Yapmak mi? Hiç Bana Göre Değil

Seçim yapamayan biriyim. İş seçmeye, karar vermeye gelince o turbo hızımdan eser kalmıyor. Onu mu yapsam bunu mu yapsam, kem küm kem küm. Bir dış ses ''ee yap ulan birini işte'' demeden karar veremiyorum. Birinin illa sıkıştırması lazım.

İnsanoğluna bir seçim yapması için fazla müddet vermemek lazım. İşleri birbirine bulaştırabiliyor. Daima ilk yaptığım seçimin doğru olduğunu anlıyorum hep. Sonradan değiştirirsen o işten hayır gelmiyor. Öss'de de öyle değil miydi? Benim öyleydi. Sonradan kafayı takıp en az 150 kere şık değiştirmişimdir, 140'ı da yanlış çıkmıştır. Genellikle ilk verilen cevap doğrudur, diyeceğim o ki bir karar verirken üzerinde haddinden fazla tur atmamak gerekiyor.

Dilemmayı abarttığımda çok kızıyorum kendime. Bir kulaklık alıcam mesela, pembe mi alsam mavi mi diye teknosa'da 1,5 saatimi geçirmişliğim var. Al ulan birini işte! Pembeyi alırsam mavi dövmez merak etme.

Mesela bunun bir başka türevini de şöyle uygulayıp hayatımın içine etmişliğim vardır; bir gün okuldan çıkıyorum. Saat bilmem kaçı çeyrek geçiyor. Otobüs 40 geçe geçecek. Önümden tramvaylar dolmuşlar geçiyor binmiyorum. Bekliyorum bekliyorum (nasıl bir kararlı olduğumu zannediyorsa meymenetsiz ruhum). Sonra saat buçuk oluyor, ahanda 10 dakika kaldı. Beklemekten yorulup dolmuşa biniyorum. Halbuki bindiğim dolmuş 15 dakika önce de geçmişti önümden ama binmemiştim. O arada beklediğim 15 dakika ne? Kayıp. Neden? Tamamen benim yüzümden. İşte bu ve bunun gibi saçmalıklar, hezeyanlar ve daha birçokları.

20 yıldır yaşıyorum. Senin annene, benim babama, hocama göre az bir süre belki. Ama bana göre çok bile bir süre. Hatalarımdan ders çıkarıp önüme onlarsız devam etme kararını alabildiğime göre bence çok çok uzun bir süre. Sahip olduğum naçizane hayat tecrübesinden ötürü derim ki sakın bir şeye karar verirken  haddinden fazla düşünme. Dolmuşa mı bineceksin? Şimdi ona binsem boş yer vardır otururum ama inince eve yürümem gerekir, otobüse binsem oturamam ama evin önünde inerim cart curt vıdı vıdı. Bırak bunların hepsini, o an gözüne hangisi güzel gözüküyorsa ona bin. Otobüsün rengini mi sevdin, ona bin o zaman. Altı üstü eve gideceksin, gören zanneder ki sırattan geçiyorsun. Eziyet haline getirme, tabiri caizse ''yüreğinin sesini dinle'', içinden geçen neyse onu yap. Çünkü içinden geçeni yapmadığın zaman içinden türlü türlü pişmanlıklar geçiyor şu nankör hayatta.

1 yorum:

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;