22 Ağustos 2011 Pazartesi

Kötü başlayan gün bir yerden sonra iyiye çalıyor

Bugün tam bir ergen detected insanıydım. Önüme gelen herkese her şeye sinirlendim durdum. Ya da bütün sinir bozucu hadiseler bugünü seçti.
Oruçlu olduğumdan mütevellit bu aralar geceleri 5-6 sularında yatıyorum. Pardon sabahları diyecektim. Gün doğmadan uyuyamıyorum yani. Geç yatınca da geç kalkıyorum haliyle. Öğlen 2 bilemedin 3 gibin. Ama mesela 1 buçukta kalksam sinirli oluyorum, bütün gün çekilmiyorum. Uykumu alamamaktan nefret ediyorum napayım. Okul zamanı olsa katlanırdım ama tatil günü uykumun bölünmesi sanki şahsıma küfretmek gibi bişey benim için. Günde 9 saat. Ne fazla ne az, yoksa keyfim kaçıyor. E bu kadar anlattı ne iş diyeceksiniz, evet var bi iş. Bizim ev 4. kat olmasına rağmen sokakta bağıra çağıra, pardon anıra anıra telefonla konuşan herif uyandırdı beni sabahın 10'unda. 4 saatimi elimden aldı sığır, uğursuz. uykumun en tatlı yerindeydim, zaten zar zor rüya gören biriyim. Tam da rüyalarıma girmesini istediğim insanı bilinçaltımdan yakalamışım, elin herifi ''ee fikri bu akşam bizde iftar yapak mı'' diye siteyi ayağa kaldırıyor. Gel de küfrü basma.


Şimdi uykusuzum ya, belli günün boktan geçeceği. Üzerimde negatif bir enerjiyle dolandım durdum, olacağı varsa da bir işin oldurmamaya kararlıyım bu sinirle. Açım susuzum da zaten..


Babam geldi eve 4 falans gibin, dedi telefonunu tamire götürek. Hadi gari dedim götürüverelim. (aynı anda kaç yörenin şivesini kullandım sayamadım) Benim tilifon kafayı yedi bu ara. Bazen yakınıyorum okuyanınız varsa, şarja takıyorum salağı 2 çubuk mesela, bütün gece şarjda bırakıyorum. Sabaha kalkınca ne beklersin full olmasını dimi? Bi alıyorum prizden 1 çubuk. Yemin ederim hayata bakış açım değişti, lisede öğrendiğim fiziğin temelleri sarsıldı. Prizi söküp bozuk mu diye kontrol edecem yakında. Hiç de kabul etmiyordum sorunun tilifonda olcağını, şarj aletine bok attım, hatta evin prizlerine falan bile. Ama bugün kabul ettim ki hıyarlık benim tilifonda.


Dedik madem tamire verecez, şimdi rehber silindiydi yok arkadaşlara ''cınım rehberim silindi tanıyamadım'' mesajı at da bi de milletten ''aeyy sen benim numaramı mı sildin sürtük'' tripleri yeme şeysi olmasın diye yedekleyelim dedim. Gittik Turkcell'e. Anaam bir kuyruk kıyamet görüceksin. Kainattaki herkesin hattıyla sorunu var sanırım. Dedim aga şu 200-300 neyse artık kişileri bi yedekleyin. Parası ne kadar? BEDAVA dedi adam. Ohannes! Turkcell'de ilk defa bişey bedava lan. O kadar şaşırdım ki bütün sülaleyi çağırıp numaralarını yedekletesim geldi. O işi hallettikten sonra baktım benim hat babamın üstüne. E tabi alındığında ergendik haliyle, e ben de şehir dışındayım yılın 3/4 ünde diye dedik ki benim üzerime yapalım. Ben bi kere beleşi buldum ya öyle bi inanmışım ki ayfonu bile beleşe verecekler benim gözümde. Demesin mi herif ''onun ücreti 31 lira'' hoooşt dedim it oğlu it. Turkcell yine yaptı yapacağını şerefsizin evladı. Yahu arkadaş internetinden konuşmasına mesajına kadar her konuda kazık yemeyi bir ben mi beceriyorum şu turkcell'den. Yazmıyorum lan adının baş harfini büyük. Benim için özel isim falan değilsin turkcell, cinsin tekisin. Zaten benim turkcell'le husumetimi bilen bilir. Her fırsatta laf geçirir dururum, twitterda falan da hiç gocunmam rezil edici twitler atarım. Ama anacım kendisi sevgili gibi bişey, kızıyorum kızıyorum, geçen karar verdim artık başka operatöre geçicem diye, ama 2 gün önce kendimi yine kontör alırken buldum. He bu arada hattı da üstüme aldırmadım, varsın babeyde dursun. Ama şu kontörlerim bitsin harbiden tası tarağı toplayıp vodafone'a geçiyorum. Aylık 25 liraya bütün dersim tasam bitecek, sınırsız internetimle keyif yapacam amfide ders dinlerkene.


Ordan çıktık telefonu tamire vermeye gidiyoruz. Gittik neyse o kadar sıra bekle bekle yarım saat falan geçti. Tam sıramızın gelmesinin haklı gururuyla emin adımlarla ilerliyoruz, anaam samsung almıyoruz demez mi! Lan 2 ay önce alıyodunuz ne değişti? Naptı samsung size? Ee nereye vericez şimdi biz bunu, Yazıcıoğlunda Anadolu Elektronik'miş. Yazıcıoğlu da ucuzdur helaldir hoştur da oldum olası sevemedim, kız başıma da hala girmiyorum üç buçuk atıyorum. Neyse babeyle götürücez artık bu hafta bi gün.


Sonra watsons'a girdim, eyeliner alıcaktım artık göz kaleminden kurtulmam gerektiğine karar verdim. Millet de abartıyor aeey eyeliner çekemiyom yaee falan diye, fark ettim de bende çekemeyeceğim bir eyeliner bile yok. Takılıp kalmışım flormarın göz kalemine. İyiydik hoştuk onunla da bak hakkını yiyemem, hem hesaplı hem yumuşaktı (bu da tuvalet kağıdı reklamı gibi oldu biraz). Ellerimi gözümün retinasına kadar sokmadığım sürece akmazdı da. Neyse girdim sordum soruşturdum falan, mac'in eyeliner'ı sen indirime gir! hem de yüzde elli. Hiç bu nedir ne değildir demeden kaptım. Bu günün ilk güzel olayı oldu allaha şükürler olsun! Yüzüm güldü sonunda ufak da olsa. Bakalım yarın denicem bişeye benzemiyosa burdan çemkiririm, baktınız mevzu bahis geçmedi, alın kullanın demeye çalışıyorumdur. (bu arada reyonda durup eyeliner alıyosanız rimel de alın diye kakalamaya çalışan kadınlar beni öldürecek. Yahu bebişim ordan bakınca rimelsiz gibi bir tipim mi var? belki evde var nerden biliyosun. Olsun ama bu da güzel diyor. Napayım 2 rimeli? Saç mı boyayacam alt tarafı bi kirpik boyası yani. Neyse ki rimele 45 lira vermeden uzaklaştım olay mahalinden. Bu arada rimelim de Jane Iredale. Mikemmel bişey, eczanelerde satılıyomuş bi tek. Ablam sağolsun kıyağı geçti, kullanmaya kıyamıyorum gıdım gıdım sürüyorum. Yani müsriflikte sınır tanımayan ben, bir rimelle iflah oldum, bir dizyem bile ziyan etmiyorum.)


Bir de D&R dan dergi kitap topladım yine. Babam odama her teftişe geldiğinde yeni bir basılı yayın görüyor artık kızmaya başladı ama napayım? Yanına da best of classics tadında şahane bi klasik müzik arşivi patlattım 5 cd'lik. Onu dinliyorum 2-3 saattir, biraz overdose oldu her an uyuyabilirim.


Ne derseniz deyin insanın bir şeylere para kıyıp kendi için alışveriş yapması en güzel psikoterapi sanırım. Prozac'mış falan (hiç antidepresan kullanmadım gerçi kafasını bilmiyorum ama) yalan bunlar bence. Ben ne zaman kafam bozuk olsa, kendimi caddeydi İstiklal'di, hiç olmadı Avm'lere atıyorum. Marketten patates bile alsam iyi geliyor yahu! Çantadan cüzdan çıkarmayı seviyorum galiba:D


Farkındaysanız son cümlemde :D kullanan benle, sabah 4 saat erken uyanıp cinleri tepesine çıkan ben aynı zat-ı muhteremler. Bugünün bana katkısı şu oldu; anladım ki bir gün nasıl başlarsa öyle gitmiyormuş. Bunun tersini savunanlar da bence kendilerini gereksiz şartlıyorlar. Gün senin gününse, gidişatını belirlemek de senin elinde derim ve yeni kitabıma gömülürüm usulca. Öpering hepinizi.


Bu yazının şarkısı da klasik müzik cd'lerim içerisinde en sevdiklerimden biri olsun; http://fizy.com/#s/1l0tg0

4 yorum:

  1. trilay lay trilay trilay hoppa yoo :D 4 saat uykuyla da kitap neyin okunmaz ki cerenimo :D likeit!

    YanıtlaSil
  2. valla sahura kadar zaman geçirmece, sahurdan sonra herhalde yarın iftarda kalkarım eheh

    YanıtlaSil
  3. enn güzeli o işte ben bugün bizzat yaptım onu huzurluyum, mutluyum :D

    YanıtlaSil
  4. çok iyisin ya doğal bi üslubun var okurken über eğleniyorum:)

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;