11 Ağustos 2011 Perşembe

Ebeveyn Banyolu Barbie Evi

Şu sıralar hep çocukluğumdan beri arkadaş olduğum insanlarla görüştüm, o yüzden aklıma hep çocukluğum geliyor. 1992 doğumluyum ben, yani ''90'larda çocuk olmak'' klişesine tamı tamına uygun bir insanım.
Hiçbir zaman öyle tipik kız çocuklarından olmadım. Hatta ''ben senin bildiğin kızlardan değilim'' bile diyebilirim:)
Klasik kız çocuğu modelini bilirsiniz, bir elinde barbie, bir elinde tarak.. Bebeğinin saçlarını toplar, ağzında da en pembesinden lolipopuyla. Sonra akşam annesi işten gelir, ne kadar yorgun olsa da onu kırmaz ve birlikte o tripleks, ebeveyn banyolu barbie evindeki bebeklerine bir hayat kurarlar kafalarında. Sonra akşam saat 10 sularında pembe barbie desenli yatağına yatar, babası peri masalları okur ona. Bir gün bile ''yorgunum okuyamam'' cevabı alsa hemen suratını asar, annesi babası korkar onun kaprislerinden, her istediğini yapar dururlar.

Ben böyle bir kız çocuğu değildim. Barbie'ler benim için sadece dükkan raflarındaydı, pembe nevresimler de sadece vitrinlerde.. Sıkıntıdan okumayı 5 yaşında söktüm düşünün. Ailecek alışverişe gittiğimizde lolipopları, jelibonları gizli gizli atardım sepete, babam görmesin diye. Hayatımın en büyük adrenaliniydi babamı söylettirmeden şeker alabilmek. Hiçbir zaman toys'r'us gibi oyuncakçılara gidip ne istersem sepete atamadım. O çocukluk şımarıklığına sahip olamadım hiç. 
Küçük yaşlarımda sahip olduğumu hatırladığım oyuncaklarım bile sayılı; hatırlıyorum da bir oyuncak ütüm vardı. Sürekli fişini prizine sokmaya çalışırdım, yani el kadarken bile elektrik duylarıyla falan uğraşıyordum.
Bir de sarı bir oyuncak araba hatırlıyorum, teyzem vermişti. Her seferinde halıya koyar, geri çekip çekip bırakırdım, sonra kesin birinin ayağına çarpardı ve büyük ihtimalle de azar işitirdim. Genelde bir sürü kitabım vardı, ''Sayıları Öğreniyorum'' tarzı şeyler, bir de puzzle, monopoly gibi kutu oyunlarım.
Sonra daha da büyüdüm, ortaokul zamanlarımdayım. O zaman tasolar vardı çoğunuz bilirsiniz. Cipsleri alır alır, tasosunu alıp yemeden bırakırdım bir kenara. Babamdan aldığım bütün harçlığı onlara yatırırdım. Kızardı tabi bana. Ama o kadar tutkuyla bağlıydım ki o tasolara, işittiğim azarları hiç umursamazdım. Önce pokemon vardı, sonra digimon çıktı, sonra beyblade. tabi bir de televizyonda onların rengarenk çizgifilmleri. Hepsinin yeri ayrıydı, koskoca poşetimde 250 küsür tasoyu kapar koşardım sitenin parkına, oynar oynar dururdum. O zamanlar birinin tasolarını kazanmaya ''kökmek'' derdik biz, kim uydurduysa artık. Eve en az +10 tasoyla dönmezsem içim rahat etmez, uyku uyuyamazdım. Hele bir de kaybetmişsem yemeden içmeden kesilirdim. Şu anda çok saçma geliyor düşününce, yuvarlak bir plastik parçasına duyduğum o büyük tutku, ama o zamanki hayatımı düşünüyorum da zaten dertlenecek tasalanacak başka bir şeyim yoktu, çocuk aklımla böyle şeyleri kafama takıyordum işte.
Bir gün yine oynuyoruz, şansım da nasıl yaver gidiyor sorma gitsin! Tam o sırada, benden 4-5 yaş büyük devasa bir ''abimiz'' gelip bütün tasolarıma el koydu. HAİN, ZALİM! diye bağırıp çağırdım ama nafile. Haftalarca evden çıkmadım, parka da gitmedim.Hatta taşındığımızı düşünenler olmuştu. En değerli varlığımı elimden alan o yaratığa beddua ettim çocuk halimle (nasıl tuttuysa ahım artık, 4 yıldır öss'ye giriyor kazanamıyor).


Tasolarım gidince, çocukluğum da gitmiş sayıldı. O zamandan beri oyuncakla arabayla bebekle işim olmadı. 
Sonrasında kitaptı, bilgisayardı öyle şeylerle ilgilendim. Yıllar da su gibi akıp geçti zaten, göz açıp kapayıncaya kadar büyüdüm. Büyüdüm ama hala aklımın bir köşesinde babama bir türlü aldıramadığım, sırf onunla oynamak için en sevmediğim arkadaşımın evine gittiğim ''ebeveyn banyolu barbie evi'' var. Ve bir gün yeteri kadar büyüyüp para kazanırsam, yapacağım ilk iş o evin gerçeğini almak olacak..



4 yorum:

  1. kelimesi kelimesine benim çocukluğum bu yaa :D tasolar en büyük aşkımdı o zamanlar onlar yüzünden adım erkek fatmaya bile çıkmıştı :))

    YanıtlaSil
  2. vay be etkileyici...

    YanıtlaSil
  3. İlk Barbie bebeğime 15 yaşında sahip oldum ben. Onu da 11 yaşında Barbie sahibi olmam gereken yaşta makyaj malzemesii 15 yaşında makyaj malzemesine sahip olmam gerekirken Barbie yollayan Hollandalı kuzenim sayesinde oldu :D

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;