5 Ağustos 2011 Cuma

Benim Masum Fantezilerim

Başlığı görünce cinsellik içeri bir yazı beklediniz, içiniz kımıl kımıl oldu hadi hadi yemeyin beni. Ama üzgünüm cınım, fantezi kısmına değil de masum kısmına kanalize olmanız gerekiyordu.
Yaşıyoruz, zaman akıp gidiyor. Hayallerimiz var hepimizin, irili ufaklı. Zaten yaşamamızın da sebebi onlar. Ben şahsen hiç bir işi ''bunu yaparsam belki şurada işime yarar'' mantığıyla yapmadığıma rastlamadım şimdiye kadar. Tamam ben de zaman zaman amaçsızca hareket edip her şeyi akışına bırakıyorum ama fazla kaptırınca hayatım ''folloş'' oluyor.
Benim hayallerim, tabi ki başta iyi bir doktor olmak, güzel bir yuva kurmak vs vs, bunlar klasik hayaller. Ama benim bir de fantezilerim var hayata dair, bakalım neymiş bunlar..


-Şöyle 3-4 katlı bir evim olsa da babam bana sinirlenince ''Ceren çabuk odana ÇIK'' dese, vallahi evimiz de amma büyük hadi çıkayım madem deyip mutlu olurum.


-Bir cafeye gidince hiç kasaya gitmekle içecek seçmekle falan uğraşmadan, kimseyle muhatap olmadan önüme her zaman içtiğim kahveyi getirseler.


-Sevgilim benim için bir Kartal Yuvası mağazası satın alsa, formaları giyip giyip çıkarsam mesela..


-Starbucks'ı 1 günlüğüne bana verseler, kimse görmese karışmasa ben öyle içeride takılıp istediğim kahveyi yaratsam, saçmalasam. Karamelli frappuchino'nun üzerine nane şurubu döksem, sonra onu içip iğrensem.. (bu arada gözüm miyop olduğundan 100 metre uzaklıktaki mönüleri okuyamadığım, bu nedenle genelde aynı şeyleri yiyip içtiğim doğrudur)


-Biri çıkıp dese ki ''ikimize loca kiraladım'', seni 2 haftada bir okuldan aldırıp İstanbul'a getirticem, birlikte locadan maç izlicez.


-Şöyle kocaman bir koru içinde av köşkü tarzında bir evim olsa, bahçesinde içsek eğlensek, kimse göremese. Kafamıza esince yolun ortasına yatağı döşeği serip uyusak falan..


-Lakers'ı bir maçını en önden Jack Nicholsun ile birlikte izlesem. (bilet 1900 dolar bu biraz überfantezi oldu)


-Trafiği kapasalar da Boğaziçi Köprüsü'nün üzerinden yürüyerek, seyrede seyrede geçsem.


-5 dakikalığına da olsa F1 aracı sürebilsem.


-Las Vegas'a gidip paranın sonunu düşünmeden kumarın dibine vurabilsem, ertesi gün amaaan 1 milyon dolar mı elinin kiri, diyerek yoluma baksam.


-Bir Pes turnuvasına katılıp ''yeaa kız pes mi oynarmış beaah'' diye gerinen bir erkeği beşliği çakıp evine yollasam.


-Afrika'dan bir çocuğu bana bir günlüğüne verseler, beraber fast food zincirlerinin anasını ağlatsak..


-Bir makine olsa sabahları kahveyi yapan, ben uyku pozisyonundayken bana içirmeyi başarabilen.


-Doktor olduğumda herkesin riskli bulduğu bir tedaviyi hastaya uygulamakta inat etsem ve başarılı olup milletin gözünün içine ''noldu lan nooolduu'' diye baksam.


-Son olarak da, uçabilsem.


Bu sonuncusuyla birlikte gerçekten de uçtuğumu fark ettim. Ama olsun hayal etmek güzeldir, sadece senin kafandadır, kimse göremez karışamaz, karşı çıkamaz. En güzeli de bedavadır, oturup bütün gün şekerleme yaparak bunları düşünebilirsin.


''Üf anne tamam asıcam çamaşırları ya ne bağrıyosun!''






Bu da yazının şarkısı: http://fizy.com/#s/1ai0pp

7 yorum:

  1. okuyunca hepsi yüzümde kocaman bir gülümsemeye dönüşen fantazilerin ve hayallerinle benimde biraz hayal kurmama sebep oldun.ne iyi ettin de yazdın.yazmaya devam...

    YanıtlaSil
  2. Hayal kuramayacak kadar realist olsam da,kurduğun hayallere bir an '' ne güzel olurdu'' deyiverdim içimden...

    YanıtlaSil
  3. ''Aslında olabilir lan hayallermız ugrunda kosmuycaz napıcaz beaa '' diyebildiğimz ama günümz acılı sartlarında sadece arkadaslarla hos muhabbet edeblecegmz ''hayyallermz''
    ..

    YanıtlaSil
  4. realizm hayal kurmamak değildir ki. kurduğun hayallerin gerçekleşme olasılığının farkında olmaktır.

    YanıtlaSil
  5. "benim hayallerim lan bunlar!" demekten kendimi alamadım (: harika.

    YanıtlaSil
  6. zaten bunların birine bile ''amaan napayım ben onu ya'' diyecek insan çıkmaz eminim:)

    YanıtlaSil

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;