4 Kasım 2010 Perşembe

Doktorların Çare Bulamadığı Amansız Hastalık: Dedikodu



Dün, çok önemli bir gündü benim için. Kimseyle görüşmeme, bir yere gitmeme gerek kalmadan; oturduğum yerden bir sürü hayat dersi aldım. Hayata dair çok şey öğrendim. 19 yaşındayım, reşitim ama hala bilmediğim çok şey varmış meğersem.


Değinmek istediğim konu ise; siz, size çok normal gelen bir lafı ağzınızdan çıkardığınızda, başka insanlar onu herhangi bir lafmış gibi algılamıyor. Hatta üzerine katıp katıp başka insanlara anlatıyorlar. İnsanların, dedikodu dene virüsün tehlikelerinden haberleri yok galiba. Konuşuyorlar, acımasızca iftira atıyorlar, yargılıyorlar. Ve sizin ne düşüneceğinizi, neler yaşadığınızı, o lafları masumca söylerken hangi duygu halinde olduğunuzu umursamadan. Bir şey söyleyeyim mi? Bunun adam öldürmekten hiçbir farkı yok. Aslında bunu yapan iğrenç yaratıkları içeri almaları lazım.
Emin olun, hakarete uğrayıp yargılanmaktansa adamın biri gelsin karnıma bıçağı saplasın, bunu yeğlerim. Hiç olmazsa bir süre sonra hiçbir şey hissetmem, kafam rahat olur. İftiraya uğradığımda olduğu gibi ”ben bu insanlara ne yaptım, onlar ne yapmaya çalışıyorlar, peki neden ben?” gibi sorularla içim içimi yemez.


Yani diyeceğim o ki siz ‘sevgili’ insanlar; biraz merhametli olun be! Bir iki empati falan yapın da öyle konuşun ne konuşacaksanız..




Bu yazının şarkısı da bu olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hay ağzına sağlık dedi ve ekledi;